Güiza

Güiza

Güiza

Yukarıda kullandığım başlığı sade bırakmamın sebebi Güiza dediğinizde arkasına bişeyler eklemenize gerek kalmayacak kadar ciddi bir kamuoyu oluşturmuş olmasıdır.
Güiza’yı tanımayan kaldıysa diye kısa bir özgeçmiş yazalım.

Nam-ı diğer Güiza Yani “Daniel González Güiza” 17.08.1980 tarihinde İspanya’nın nüfusu 175000 civarında olan “Jerez de la Frontera” adlı yerleşim biriminde dünyaya gelmiş. Ben İspanyol kültüründen ziyade endülüs bölgesine yakın bir yerleşim biriminde yetiştiğinden ötürü şark kültürüne daha yakın bir eğilimde olduğunu bu sebeple de aslında ülkemizde yaşamanın Güiza için çok da zor olmadığını düşünüyorum.

Güiza

Güiza

Güiza Temmuz 2008 de ülkemize transfer olduğunda konuşulan bonservis bedeli insanların dilinden diline dolandı durdu. 14,000,000 € olan bonservisi için 5 yıl için toplam alacaklarıyla birlikte 30,000,000 € luk bir bedelden bahsedildi. Bu bilen-bilmeyen kavramı içinde kaybolunca ortaya ironik sonuçlar doğurdu. Bu rakamı duyup 30,000,000€ luk bir bonservis olduğunu ileri sürenler bile çıktı. Fakat aslında bahsedilen rakamlar çok ta doğru değil.

Doğru bilgiler:
Bonservis bedeli: 14,000,000 €
Yıllık Garanti Para: 3,000,000 €
(Her yıl %15 Zam ve ayrıca maç başı 5,000 € ücret gol başı 3,000 € ücret)

Güiza

Güiza

Bu rakamlar Türkiye ligleri için oldukça yüksek. Bu da transfer edilen futbolcu üzerinde normalden daha ağır bir baskı oluşturuyor. Geldiği ligde toplamda 47 maçta forma giyip 31 gol atıp 9 da asist yapmış. Bu bir futbolcu için oldukça iyi bir performans. Üstelik oynadığı lig itibariyle de taktire şayan. Ben bir kulüp başkanı veya teknik direktör olsam böyle bir oyuncuyu transfer etmemek için bir sebep bulamam. Sonuç olarak Güiza Real Madrid ve Barcelona gibi kulüplere attığı goller ile adını duyurmuş ve ispanyada gol kralı olmuş bir oyuncudur. Tam potansiyeline erişmiştir. Artık transfer edecek kulübün kalan kısımları düşünmesi gerekir.

Güiza sadece geldiği yıl itibariyle sadece ödenen paralar ve bir önceki yıl gol kralı olmasının getirmiş olduğu baskı ile değil yine kendinden önce transfer edilen Mateja Kežman ‘ın başarısızlığı üzerine gelmiş olması sebebi ile de beklentilerin maksimum seviyeye çıktığı dönemde transfer olmuş oldu. Bu sebeple herkes Güiza ‘dan çıkıp her maç gol atmasını ve üç maçta bir de hat-trick yapmasını falan bekliyordu. Fakat böyle olmadı. Daum’un Güiza’yı tek forvet oynatmayı tercih etmesi ve Güizanın da milyonluk hülyalara dalması bir olunca ortaya beklenmeyen bir sonuç çıktı.2008/2009 sezonunda Türkiye Kupası + Süper Lig + Uefa kupaları da dahil olmak üzere toplamda 55 maçta forma giyen Dani 16 gol ve 14 asist yaptı. Buna fiyasko diyemeyiz. Sonuç olarak ortalamada 2 maçta bir asist veya gol yaptığını görüyoruz. Bu bir forvet oyuncusu için pekte fena bir istatistik değil. Gelelim 2009/2010 sezonuna Dani Toplamda 47 maçta 19 gol ve 9 asist yapmış.. Bu pencereden bakınca Güiza son derece iyi bir forvet olarak gözüküyor. Bu da bize üzerindeki baskı perdesini kaldırdığımızda Güizanın aslında iyi bir forvet oyunucusu olduğunu fısıldamıyor mu ? Gelelim bu sezona. 2010/2011 sezonunda yani bu sezon sezon başında topuğundan geçirdiği ameliyat yüzünden sadece 2 maçta forma giyebildi Güiza.

Güiza

Güiza

Demek ki Güiza’nın taraftar üzerinde bıraktığı kötü izlenimin sebebi aslında istatistiği değil. Peki Nedir Güizayı Fenerbahçe’ye Fenerbahçe’yi de Güiza’ya düşman eden?!

Güiza maalesef çok gol kaçırıyor. Teknik ve fiziki özellikleri kuvvetli olmasına rağmen mental olarak zayıf olduğundan tek başına ilerde yetersiz kalıyor. Bu da sezgilerinin ve topa hamle yapma hırsının potansiyelini düşürüyor. Doğal olarak ileri seviyedeki bitiriciliği ve topu hızlı sürmesi pek bir şey ifade etmiyor.

Şimdi .. bütün bunları neden yazdım ?
Güiza sakat, sakat olmadığı zamanlarda da oynayamıyor. Fakat bir gerçek var, yukarıda yazdığım sebepler oyunucun değerini bir hayli düşürüyor. Bu da bir Fenerbahçeli olarak benim canımı bir hayli sıkıyor.

Şu anda Güiza’nın değeri 5,500,000 € seviyesinde .. bu da yaklaşık 8,500,000 € luk bir zarar demektir. Bence Fenerbahçe yönetimi bu saatten sonra bu konuda yeniden düşünmeli, ya Güiza gönderilmeli ya da yeniden kazanmalı.. Başka bir yol ayrımı yok. Şu anda iyi bir çıkış yakalamışken bu konu üzerine eğilip iyi bir karar vermeliler, aksi halde zarar giderek büyüyecek.

Son Kayseri maçını da kazanmış olmanın verdiği coşkuyla Fenerbahçemize  önümüzdeki maçlarında başarılar diliyorum. Umarım bir zamanlar golleri ile adından söz ettiren Güiza geri döner ve o beklenen büyük patlamayı gerçekleştirir..

Ve Bursaspor Şampiyon!

Turkcell Süper Lig

Turkcell Super Ligde Son Şampiyon Bursaspor!

Sezonun son maçında beşiktaş karşısında şampiyonlar gibi oynayıp bileğinin

Bursaspor

Bursaspor

hakkıyla şampiyon olan Bursasporu koyu bir Fenerbahçeli olarak kutluyorum.

Doğrusu biz şampiyon olsaydık Çok çok daha fazla sevinecektim fakat geçen yıl Beşiktaş’ın şampiyonluğundan da bir farkımız olmayacaktı.

Bursa daha ilk haftadan itibaren şampiyonluğu ne kadar istediğini bellli etmişti. Fakat diğer büyük takımlarımız için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Galatasaray, Beşiktaş zaten hiçbir zaman tam anlamıyla yarışın içinde olamadılar bu sezon, beşiktaş gol yollarındaki sıkıntısını galatasay da defansif anlamda zaafiyetini hiçbir zaman aşamadı, aşmak için de bir şey yapmadı.

Fakat Fenerbahçe iki takımdan farklı olarak hırslı futbolculardan oluşan kadrosunun avantajını zaman zaman iyi kullandı. Özellikle Emre, Colin Kazım (kiralanmadan önce) ve Gökhan Gönül gibi hem başarıya aç hem de hırslı futbolcuları fenerbahçeyi yukarıda tutan isimlerdi bu sezon

Alex

Alex

Tabi Alex’i ayrı tutuyorum. Fenerbahçede oyuncu istatistiklerini yeniden yazdıran Alex, bu sezon hem forvetleren çok gol attı hem de bir sürü asist yaptı. Alex bu sezon 42 maçta forma giydi ve 11′i ligde olmak üzere toplam 19 gol attıBu ortalama 2 maça bir gol atığı anlamına geliyor. Bir orta saha oyuncusu için gerçekten iyi bir performans.

Gelelim Guiza’ya: Guiza bu sezon 43 maçta oynadı ve toplamda 10′ u ligde olmak üzere 18 gol buldu. Continue reading