ALINTI YAZILAR
Sağdan soldan alıntı yazılar serisi.
Bize ‘Ah!’ ettirene ‘Oh’ demek.. (Senai Demirci)
10 May
Malum son günlerde Deniz Baykal ve ortaya çıkan bir görüntü ortalarda dolaşıp duruyor, konu oldukça düşündürücü .. zira ‘özel hayat’ kavramı üzerinde bir kere daha düşünmemize vesile oldu.
Kimileri için oldukça ‘üzücü’ kimileri içinse ‘prim yapma zamanı’.. Fakat Senai Demirci çok farklı açıdan bu durumu anlatmış, iyi de yapmış.. Doğrusu ilk duyduğum andan itibaren düşüncelerim Senai Bey’in düşüncelerinden farklı olmadı.
Ecevit’in ölümünde hatırladığım “Bu kadına haddini bildirin!” diye bağırması aklıma nasıl geldiyse Deniz Baykal’ın da başörtüsünü üniversitlerden uzak tutmak için yaptıkları geldi aklıma.. Sonra katsayı problemi tam giderilmişken Anayasa Mahkemesine gidip iptal ettirmesi.
Her ikisi arasındaki en büyük fark Ecevit’in ölümünden sonra, Baykal’ın ise yaşarken beynimize işlenişi oldu.
Umarım Baykal’ın çocukları ve torunları ve muhterem Olcay Hanım için durum az sancılı geçer ve acıları çabuk diner.
Bu durumda Senai Bey’in Haber7.com sitesindeki yazısını alıntılıyorum. Olayın iç yüzünden ziyade bir mü’minin takınması gereken tavrı net bir dille anlatmış.
Bize ‘Ah!’ ettirene ‘Oh!’ demek..
Sırpların sivil Boşnak halka cinayetin en insafsızını, tecavüzün en vahşisini uyguladığı dönemler.
Boşnak askerlerin elinde ise çok sayıda Sırp esir var. Hepsi asker. İhtimal ki, serbest olsalardı onlar da aynısını yapacaklardı. Belki de yapmışlardı. Olan biteni duysalardı içten içe sevineceklerdi.
Boşnak asker soruyor başkomutana: “Şimdi biz bu esirleri ne yapalım?” More >
kral çıplak mı ?
15 Tem

Oğuz Yağmur
Üstad Oğuz Yamur’dan birşeyler öğrenmeye çalışan herkes için düşündürücü bir makale..
Uzun zamandır dost sohbetlerinde bazı konuların herzamankinden daha sık konuşulması dikkatimi çekiyor. Her konuşmada aslında farklı fikirler farklı yaklaşımlar da ortaya çıkmıyor değil. Ben de sizleri özetle bu konuya ortak etmeye çalışarak, biraz olsun belirli sorular sordurmak niyetindeyim.
On yılda programlama öğrenin
15 Tem
Neden herkes böyle bir telaş içinde ?!
Herhangi bir kitapçıya gittiğinizde Teach Yourself Java in 7 Days (7 Günde Java Öğrenin) benzeri, size birkaç günde veya birkaç saatte Visual Basic, Windows, Internet (vs.) öğretmeyi vadeden kitaplarla karşılaşırsınız. Amazon.com’da şöyle bir arama yapınca:
pubdate: after 1992 and title: days and (title: learn or title: teach yourself)
(1992′den sonra basılmış baslığında gün ve öğrenin kelimeleri geçen kitaplar)
karşıma 248 sonuç geldi. Bunların ilk 78 tanesi bilgisayar kitaplarıydı (79. ise, Learn Bengali in 30 Days (30 Günde Bengalice Öğrenin)). “Gün” anahtar sözcüğünü “saat” ile değiştirdiğimde ise sonuç benzerdi: ilk 77 bilgisayar kitabını 78. olarak Teach Yourself Grammar and Style in 24 Hours (24 Saatte Gramer ve Stil Öğrenin) takip ediyordu. Gelen toplam 253 sonucun ilk 200′ünün %96′sını bilgisayar kitapları oluşturuyordu.
paşalar golf topuyla korucular havan topuyla oynar!
11 May

Esra Elönü
Feride, müebbet öksüzlük yiyen Mardin çocuklarına bakıyordu.
Cumhuriyet DOLMUŞ una binmeyip havadan yasa sıkan halikopterleri tercih eden ehli keyif gök ANITlarının, şimdilerde çıkardığı kem küm hıg hüg eeee muhtıra günahının gündemi, ancak papazların sırtını kaşındırır diyordu feride.
Seçimde ne oldu? ne olacak?
31 Mar

Prof.Dr.Mehmet Altan
Yerel seçimlerde AK Parti en güçlü parti olarak çıkmasına… Ve ana muhalefet partisine 16 puanlık fark atmasına rağmen… İlk kez inişe geçerek bir önceki genel seçimlere oranla 8, yerel seçime göre de 4 puan kaybetti…
İktidarın inişe geçtiği, muhalefetin iktidarın oy oranına uzaktan bile yaklaşamadığı bir tablo, siyasal kilitlenme tehlikesini de beraberinde taşır…
Seçim sonuçlarını partiler açısından olduğu kadar, ‘siyasal sistem’ açısından da ele almak gereği var.
* * * More >
Encümen-i Daniş’in kutsal kitabı var mı?!
30 Mar

Prof.Dr.Nevzat Tarhan
Önce şu bilinmelidir, intikam adil değildir. Çünkü kaybedileni geri getirmez. Yaşananların tekrar yaşanmaması için hatasını kabul etmeyenleri eleştirmek ve mücadele vermek intikam değil, hukukunu korumaktır.
Yaşanan süreci TSK’dan öç alınıyor gibi düşünenler çok insafsızlık yapıyorlar.
Ergenekon soruşturmasının 10 ncu dalgasında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç Star TV’ye konuştu. Uğur Dündar ve Nedim Şener’in gerçekleştirdiği röportaj faydalı olmuştur.
Bülent Arınç’tan MHP-CHP İttifakı İddası
30 Mar

Bülent Arınç
AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, partisinin Manisa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Belediye Başkanlığı seçimi sonucunda MHP’li Cengiz Ergün’ün önde olduğunu hatırlatarak, şu anki sonucun değişmeyeceğini söyledi.
Kendilerinin, halkın iradesine saygı duyan insanlar olduğunu kaydeden Arınç, ”Cengiz Ergün’ü, başarısından dolayı kutluyor ve ona Manisa Belediye Başkanlığı görevinde başarılar diliyorum. Kendisini de ayrıca telefon ile arayarak tebrik edeceğim” diye konuştu.
Bülent Arınç, Manisa’daki seçim sonuçlarını 2004′teki verilerle karşılaştırdıklarında, özellikle DP ve Anavatan Partisinin oylarındaki azalmaya dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”MHP 2004 seçimlerinde 20 bin oy alan Anavatan Partisi ve Demokrat Parti adaylarının tüm oylarını parti olarak kendisine kazanmış durumda. Yani MHP’nin 2004 yılındaki oyunun 62 binlere çıkması için mucize olması gerekir. Bunlar kendi partilerinin oyları değil, Manisa’da buharlaşan, varlığından söz edilemeyecek birkaç merkez sağ partinin oyları olarak görülüyor. Sonuca saygılıyız. Ama sonucu tahlil etmek için bu verilerden faydalanmak bile doğru olabilir.”
More >
Edebiyat Konuşmak
15 Mar

Elif Şafak
Bir salon düşünün
. Tavanları işlemeli ve yüksek. İçi her yaştan kadınlarla dolu. Gencecik üniversite talebeleri, asistanlar, öğretim üyeleri ve o öğretim üyelerini vaktiyle yetiştiren kuşak, yani hocaların hocaları ve kürsü başkanları oturuyor sandalyelerde. Her konumdan, kademeden kadın var belki ama kimse kimseye tepeden bakmıyor, hiyerarşiler kurmuyor…
Son derece kıdemli, çalışmaları kıymetli bir öğretim üyesi de, üniversiteye henüz başlamış gencecik biri de eşit söz alıyor, konuşuyor ve birbirlerini saygıyla dinliyor. Çünkü öylesine eşitlikçi ve dost bir ortam var burada. İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları’nın düzenlediği renkli, dinamik, interaktif bir etkinlik. Buradaki öğrencileri görünce umutla doluyor içiniz. “Zihinleri ne kadar berrak, okuyan, tartışan, yüreğiyle konuşan bir kuşak geliyor” diyorsunuz. Konumuz “edebiyat ve kadın”. Kadınlık, yaratıcılık, kız kardeşlik… Konuşacak o kadar çok konu var ki; zaman yetmiyor, su gibi akıp geçiyor saatler.


Son Yorumlar