Esra Elönü

Feride, müebbet öksüzlük yiyen Mardin çocuklarına bakıyordu.

Cumhuriyet DOLMUŞ una binmeyip havadan yasa sıkan halikopterleri tercih eden ehli keyif gök ANITlarının,  şimdilerde çıkardığı  kem küm hıg hüg eeee muhtıra günahının gündemi, ancak papazların sırtını kaşındırır diyordu feride.

Bayrağı, yasaktan bozma vantilatörlerle dalgalandıracaklarını düşünen adamları görünce marifet iltifata, darbeler itirafa tabiidir sözünü atına hatırlatarak postalın kaymağını yiyenlere gülüyordu feride.

 Mardin’e yeni okullar, hastaneler açmayı düşünen seçim tıknazı hodgamların akıllarından yeni mezarlıklar açacak kadar ölüm geçiyor muydu acaba merak ediyordu feride. Önce Allaha sonra korucuya emanet fukaralığın annesizlik ve babasızlık bedelini hangi golfçu paşa ödeyecekti.

 Kurşunu israf etmemek için insanlıktan tasarruf etmeyi deneyen töre ağalarının masumların sırtlarına geçirdiği otantik vahşeti kim nasıl didikleyecekti şimdi.

 23 Nisan ulusal EGO MENLİK bayramında muhtıra köleliği yaparak aynı güne denk gelen   Kuranı kerim yarışmalarını irticai tehdit olarak gören aforoz paşalar, Mardinde secde halinde gerçekleşen  cemaat katliamına irtica silahşörlüğüyle mi yaklaşacaklardı. Yoksa vicdan şarjöründen timsah ağıtlarını mı boşaltacaklardı.

 Kıyama durmuşken kıyımla karşılaşan genç imamın cenazesinde paşa paşa Başın sağolsun diyebilecek halkla karışık, toprakla iç içe bir yiğit rütbedar bir bereli asilzade görebilecek miydi feride.

 Ayağında ölüm eskisi adımlarla ellerini öksüz boşluklara açmış Mardin çocuklarına, anneniz secdede vurulduğu için çaresizliğinizi irticai buluyorum diyebilecek (ki malumdur) zihniyet düşkünü adamların golf sopalarına AĞIR TOPLARI bağlıyordu feride. Batıdan doğuya ağlamak herkesin işi, postallarını çıkartıp doğunun şimdiki yetimliğini giyinmek te ER kişinin işidir diyordu feride .. ER kaldıysa tabii! 

Esra Elönü – Haber 7