Domain çılgınlığına dur diyecek yok mu ?

Hergün binlerce domain satılıyor, hiç kimse bu domainler işine yarayacak mı bunu bilmiyor..

İşin aslını söylemek gerekirse çok üst düzey bir domain olmadıktan sonra 30 sene de elinizde tutsanız inanın domain hiçbir zaman size para kazandırmaz. Hergün defalarca spam siteler açılıyor. Hemen hepsi ya kopya içerik taşıyor ya da arama motorunun üzerine oynuyorlar.
Bugün yönettiğim site için örnek alabileceğim görsel ararken defalarca rastladığım şey bundan başkası değildi. İş çığrından çıkmış gibi gözüküyor…

Tabi ki internet özgür bir ortam. Fakat özgürlüğünüz başkalarının haklarını kısıtlamaya başlarsa bu gelecek için büyük sıkıntılar doğurabilir.

Test edin. Bir domain düşünün ve aratın. Emin olun alınmış ve spam içerikle donatılmıştır. en iyi ihtimal domain for sale yazısını göreceksiniz.

Buna artık bir son verilmeli diye düşünüyorum.

Söylediğinizi duyar gibiyim. Evet işin gerçeği şu ki benim de sahip olduğum boş duran domainler var. Fakat adalet herkese lazım. Bunu da unutmamak lazım :)

Uzun lafın kısası bence her kim bu çeşmenin başında duruyor ise bir an önce sahip olunan domainlere sınırlama en azından kontrol getirmeli. Bu bence devlet arazisine gecekondu yaptıktan sonra devlet kuşunun başına konmasını beklemekten farksız.

Ey w3 konsorsiyum ! uyuma domainlere sahip çık!

Ups Kargoyu Şikayet Mektubu

Son zamanlarda blogumdan mektuplar yayımlamak adetim olageldi..

çok sinir olduğum ve yarım yamalak ingilizce ile hazırladığım mektup aşağıda.. bunu ups genel merkeze gönderdim.. bakalım geridönüş alabilecekmiyim buna göre ups kargo ile devam edip etmeme kararı alacağım..

mektup aşağıda..

Continue reading

Rtük’e açık mektup

Sevgili Rtük üyesi;
Ülkemizde hemen hergün içimizi acıtan kızlarımızı sokağa salarken aklımızı kemiren sapık düşünceli insanların tehlikesi ile baş edemezken cinsel tecavüz gibi maddi ve manevi çeşitli zararlara sebep olan bir hastalığı adeta bir fantazi gibi süsleyerek ekranlara taşıyan KanalD televizyonundan ve bu yayını aleni şekilde yapacağını bağıra bağıra duyururken kılını kıpırdatmayan,

gel bakalım kanal d bu filmi önce ben izleyeyim bakalım içeriğinde tehlike arz ediyormu

diye sormayan siz rtük üyelerinden şikayetçiyim. Şayet bu şikayetimi sallamazsanız mahkeme-i kübrada şikayetçi olacağım.
benim küçük bir kız çocuğum var umarım hepinizin kız çocuğu vardır ve umarım hiçbir evladımızın başına böyle iğren bir durum gelmez..

“Muhakkak ki Allah; hesabı çabuk görendir”

17.09.2010
M.Harun Gülcemal

İslamcı tabirini kullanmak

Hakan Albayrak

Hakan Albayrak

Bu Hafta Gerçek Hayat Dergisinde Hakan Abinin yazısı oldukça önemli bir soruya açıklık getiriyor. Aşağıda sizlerle paylaştığım yazı ve çok daha fazlası için gerçek hayat dergisine abone olabilir veya gazete bayilerinden ısrarla isteyebilirsiniz :)

“Geçenlerde bir sohbette yine mevzubahis oldu: İslamcı tabirini kullanalım mı – kullanmayalım mı ?

ben kullanıyorum. Kendime islamcı diyorum ve bunda bir sakınca görmüyorum.

İslamcılık da neymiş? Eskiden İslamcılık mı vardı ? Hepimiz müslümanız işte, böyle bir tanımlamaya gerek yok diyenlere katılmıyorum.”

Devamı için Gerçek Hayat’a müracaat ediniz :)

Sevgili Faruk..

Hay Allah!

Merhum Faruk Yücel

Bu sana düşündüklerimi aktarabildiğim tek araçtan açık bir mektuptur.

İşin aslı zamanında seni hiç tanımadım, merak etmedim, ilgilenmedim. Geride bıraktığın şeylerin ne olduğunu bilmiyordum. Benim için gerçek hayattaki herhangi biriydin. Fakat bir anda değişti herşey..

Şimdi hangimiz gerçek hayattayız ?..

Yaptıkların, emek sarfettiklerin, heyecanların, sevinçlerin, hüzünlerin, sıkıntıların herşeyinle örnek bir insan olmak zorunda değildin. Fakat oldun ..

28 şubattan çıkıp 26 yaşına kadar neler yapabileceğini gösterdin herkese..

Sana ne yazacağım ne anlatacağım bilmiyorum. Bizim olduğumuz alemde yaşasaydın bunları muhtemelen yazmazdım. Belki hiç düşünmez belki hiç dikkatimi çekmezdi. Gidişinin hemen ertesi değil üstelik ben bunları düşünürken… bir seneyi devirdik…

Aklıma geldin bir an için. Biraz geçmişe gittim, yazılan makaleleri, yapılan ropörtajlara baktım, haberleri karıştırdım, şöyle bir iç geçirdim.

Bir sigara yaktım..

Yangın yanar, yanar da.. ateş düştüğü yeri yakar…

Söylesene kardeş. Yüzde kaçı gitti ömrümüzden ?

….

Hassiktir! Hayat Gerçekmiş..

..

Yaşıtların dünya meşgaleleri ile misket oynarken, sen eşinin omuzlarına dünyaları bırakıp gittin..

Başladığı yerde biter tüm yolculuklar..

Orada Görüşürüz belki..

Selam ile..

Harun Gülcemal / Ağustos 2010

Bu ülkede güzel şeyler de oluyor; Bakırköy Belediyesi naylon poşet kullanımını yasakladı

Ateş Ünal Erzen

Ateş Ünal Erzen

Chp’li Bakırköy belediyesi harika bir işe imza attı. Atık halinde doğada erimesi yüzyıllar süren naylon taşıma poşetlerinin kullanımını yasakladı. Uzun zamandır sivil toplum kuruluşlarının bu yöndeki çağrılarına kulak veren Bakırköy Belediyesi bence cesur bir adım attı. Cesur fakat daha önce her yasakta olduğu gibi yanında çözümsüzlüğü değil çözümü de yanında getirdi. Çöp poşetlerinin yasaklanmasının yanında halk’a ücretsiz file ve bez torba dağıtımını başlattı.

Kararın metnini dün sitesinden yayınlayan belediye şu şekilde duyurdu;

05/04 2010 Tarihli Bakırköy Belediyesi Meclis Kararına Göre 01.08.2010 Tarihinden İtibaren Bakırköy İlçesi Sınırları İçinde Plastik poşet Kullanımı Yasaklanmıştır. Bu Sebepten Dolayı Vatandaşları Bilgilendirmek Adına 03/08/2010 Tarihinde Zuhuratbaba Salı Pazarı Girişinde Saat:11:00’de File,Bez Torba ve Broşür dağıtımı Yapılacaktır.

Sadece poşeti yasaklamakla yetinmeyip iyi bir alternatif olan file, bez torba ve plastik torbaların zararlarıyla ilgili broşür dağıtması ile bence Ateş Bey her kesimden takdir ve alkış alacaktır. Kendisini ben de buradan alkışlıyorum. Bravo Ateş Bey!