Boykot

Boykot

İsrailin dün gece yardım gemilerine başlattığı saldırı herkesçe malum..

Başından sonuna insanlık rezaletine imza attı israil. Zaten sürdürdüğü bir zulmü kamuoyuna sundu. Yaralıları bile kelepçeleyerek nasıl bir güvenlik anlayışı olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilan etti. Aslında herkese meydan okudu israil.

İlginç olan saldırıdan 2 saat önce hatayda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı İlboğa Kışlasına saldırı olması ve bunun pkk nın üstlenmesi sizinde dikkatinizi çekmiştir. ..

Benim gibi iş ve mesai peşinde olanlar için tepki koymak biraz daha zor olsada mesai bitimi var sevgili Kamhi.

Bir manin yoksa akşama sizdeyiz.

Tüm çalışanları akşam iş çıkışında leventte başkonsolosluk önünde toplanmaya davet ediyorum.

Ayrıca Aşağıdaki yahudi arkadaşın yazısını da okumanızı tavsiye ederim. Yazı hürriyette geçen hafta yayımlanmış..

18/05/2010 Kamhi’nin makalesi:

Önümüzdeki hafta aldatmacayla dolu bir geminin yola çıkışına şahit olacağız. Geçtiğimiz birkaç ay boyunca, internet ve gazeteleri de birer platform olarak kullanan ve şehrin her yanını sarmış olan, Gazze’de yaşayan 1.5 milyon Filistinliye yardım götüreceğini ve ablukayı deleceğini iddia eden, posterleri görmezden gelmek mümkün değil.

Kahmi

İsrail Başkonsolosu Mose Kamhi

Gazze Şeridi’nden 2005 yılında tek taraflı olarak çekilmesine ve 10 binden fazla yerleşimciyi bu bölgeden tahliye etmesine rağmen, İsrail son sekiz yıldır bu bölgeden kaynaklanan Filistinli grupların füze saldırılarına maruz kalmaktadır. Sorumluluk sahibi tüm hükümetlerin yapacakları gibi, İsrail hükümeti de bu saldırıları sona erdirmek için bir askeri operasyon yapmıştır. Unutulmamalıdır ki, ateşkesi devam ettirmeyerek, sonlandırmaya karar veren Hamas, kendi halkını büyük bir felakete sürüklemiştir. Hamas, İsrail ile müzakere etmek yerine, kendi halkını İsrail hedeflerine saldırmak için canlı kalkan olarak kullanmıştır.

Gazze’de yaşayan Filistinliler Hamas’ın sorumsuz yönetim biçimi sonucunda mağdur kalmaktadırlar. Hamas yönetiminin bu sorumsuz tutumuna rağmen, İsrail de dahil tüm dünya Gazze’de yaşayan Filistinlilere yardım etmekle yükümlüdür. Dökme Kurşun Operasyonu’nun bitiminden bu yana, Türk Kızılayı ve çeşitli ülkelerindeki diğer yardım kuruluşları tarafından yollanan 130 milyon litreden fazla yakıt ve 917 bin ton insani yardım malzemesinin, Gazze’ye geçişi İsrail tarafından sağlanmıştır. Yine aynı süre zarfında, Gazze’de yaşayan 10binden fazla Filistinli, gerek İsrail’de, gerekse İsrail dışında tıbbı yardım almak için Gazze’den çıkış yapmıştır. İnsani yardım malzemesi Gazze’ye girebiliyor ve tıbbi yardım almak isteyen Filistinliler Gazze’den dışarıya çıkabiliyorsa, o halde Gazze’ye gidecek olan bu geminin amacı nedir?

Tahran’da aklında sadece tek bir şey olan bir rejim bulunmaktadır: Bölgeyi radikalize edip istikrarsızlaştırmak. Tahran bu amacına ulaşmak için, teröristlere eğitim ve mali kaynak sağlamak ve “insan hakları” suiistimal etmek gibi, tüm yolları meşru görmektedir. İnsani yardım malzemelerinin hâlihazırda Gazze’ye düzenli olarak girmekte olduğu göz önüne alınırsa, bu “iyi niyetli” kampanya sadece İran çıkarlarına hizmet etmektedir. Bu kampanyanın amacı, siyasal bir provokasyon sonucu İsrail’i zor durumda bırakmaktır. Bu provokasyon gemisini destekleyen bir kişi sadece İsrail’i zor durumda bırakmış olmayacak, aynı zamanda Mısır, Ürdün ve Lübnan’daki istikrara da darbe vurmuş ve İran’ın piyonları konumundaki Hamas ve Hizbullah’ın saldırgan politikalarını da desteklemiş olacaktır.

Eğer Gazze’deki Filistinlileri desteklemek istiyorsanız, her gün Gazze’ye resmi olarak girmekte olan uluslararası yardım çabalarına katkıda bulunun. Eğer Gazze halkına gerçekten yardım etmek istiyorsanız, selametin bugünkü Hamas yönetiminin dışında olduğu yönünde çağrı yapın. Sadece samimi bir diyalog ortamı Gazzelilerin hayatlarını değiştirecektir.

*İsrail İstanbul Başkonsolosu

*Bu yazı ilk olarak 18 Mayıs 2010 tarihinde yayımlanmıştır.