”İnce”cikten bir gaf yağar…

Esra Elönü
Senin ki gaf köşesi..
Ortada alengir şişesi..
Feride, köşesine kurulmuş lahana yumuşaklığında yazılar yazan adamı sırasına akılsız kazıyordu. Kaleminin ucuyla köşesini oyduğu bu adamın canı çekince gaf galetası atıştırıp ortalığı çürük ve çekirdeksiz yazılarla donatması, arkeolojik buluntular sonucu düşüncesizliğine ulaştığı İNCE’ye İmam hatip okkasından bir cevap yazdırıyordu…
Ben İmam hatipli olmaya topraktan başladım. Üniformamız yüzlerinde ufalanmış siyahlıklarla gezen adamlardan daha berraktı. Türkçemiz üç dil bildiğini zanneden dilsiz kişiliklerden daha düzgün duruyordu. Son dersimiz Dünyanın neden kendini dolu zannedenlerle döndüğünü sorgulayarak geçiyordu. İlk dersimizi parçalasa da darbeli kalem kahramanları, Allah toparlıyordu. Ben orda büyüdüm diyebilirim, ben orda küçülttüm diyebilirim ürkekliğimi, ben helalinden kazanılmış zaferlerin şenliğini gölge avlayarak güneş çalanlara karşı kutladım yine de diyebilirim. Ben gözlerinizdeki kırk yalanın aynasını okudum diyebilirim, ben senin ölmüşlerinin canına diri diri fatiha gönderecek kadar cömert bir imam hatipliyim diyebilirim ama sen bana cehaletinden başka kurulacak bir köşen olmadığını itiraf edemezsin. Sen ağzı burnu dağılmış eskitme cümlelerinle yükseldiğimiz yeri alt edemezsin. Aynı bedende iki cambaz ruh taşıyan kaleminin kişiliksiz ipini şimdiye kadar sadece Allaha eğilmiş boynumuza atmayı deneyemezsin. Sen bizi hedef alacak kadar iyi nişancı değilsin. Bilirsin ki nereye nişan alacağını önceden haber veren kalemlerin korkaklığı kahinlerin soytarılığına denktir. Seni ilmimizle dört köşe yapacak ferasete sahibiz ama sen hepsini dolduracak kadar bilgiye sahip misin bilinmez. Bizim lodosumuz senin köşelerini süpüren yağlı poyrazdan daha kadimdir ikimizde rüzgarız sen estiğini sanırsın dalın kıpırdamaz, bizse kaleminle sürüklenmeyecek kadar sağlam basarız.
Biz Vali olacaksak senden izin almayız kaşif olacaksak bile seni keşfedecek kadar boş zamanımız olmaz. Sen seni kimin yönettiğinin ne mezunu olduğunu görmeyecek kadar körsen at gözlüğünün bekçisi biz değiliz. Bilirsin ince kitaplara rağbet fazladır ama kafa da kalın bir soru işareti varsa inceliğinden şüphe duyduğumuz tek şahış o kitabın yazarıdır. Bu arada İncelikten kırılan kaleminin yenilgisini ölüm kuyularına paket gönderenlerin ne mezunu olduğu üzerine dikkat kesilerek taçlandırabilirsin. Bizim idealimiz ÖZDEMİR İNCE olmak değil. Bizim idealimiz sen tarafından yazılmayacak kadar büyük ..
İNCE liğiniz için teşekkürler Bayım..
İmamhatipli Feride..
Esra Elönü – Haber 7
| Print article | This entry was posted by Harun on 21 Nisan 2009 at 07:43, and is filed under SEYİR DEFTERİM. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |


yaklaşık 1 yıl önce
Eyvallah..
Kalemine ve yüreğine Esra Elönü..